Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Coetzee

DOSTOYEVSKI'YE BENZETİLEN YAZAR J. M. Coetzee, 1940’ta Güney Afrika’nın Cape Town kentinde doğdu. Avukat bir babayla öğretmen bir annenin oğlu olan Coetzee, Cape Town Üniversite­si’ni bitirdikten sonra Teksas Üniversite­si’nde edebiyat doktorasını tamamladı, 1972’de Güney Afrika’ya dönerek Cape Town Üniversite­si’nde ders vermeye başladı. İki uzun öyküden oluşan ilk romanı Dusklands 1974’te yayınlandı. Coetzee, bu yapıtında, Vietnam’daki Amerikalılar ile Güney Afrika’daki Holl andalı yerleşmeciler arasındaki koşutlukları irdeliyordu. Yazarın 'Barbarları Beklerken' adlı romanı, 1980’de Güney Afrika’daki büyük bir saygınlığı olan Central News Agency Edebiyat Ödülü’ne değer görüldü. Dostoyevski'ye benzetilen yazar İngiltere’nin en saygın edebiyat ödülü olan Booker Ödülü’nü ise 1983’te 'Michael K: Yaşamı ve Yaşadığı Dönem' adlı romanıyla, 1999’da da 'Utanç' adlı yapıtıyla, iki kez aldı. Aynı zamanda önemli bir deneme yazarı olan Coetzee, "politik y...

Zamir toplantısı tüm resimler

 

Zamir 3- Erhan Çipa

  Işın Güner Tuzcular   Hanım anlatmaya, ben kendi masamda okumaya devam ediyorum ancak   Solmaz Mutlu   Hanım “kitabın kendisine çok sert geldiğini” söyleyip okumayı sonlandırdığını bildirdiğinde ben de okumaya ara veriyorum doğal olarak. Fikriye Er  Hanım her zaman ki cesur tavrıyla –kitabı okumamış ama-bana da cesaret veriyor, TV Haberlerini bile izlemeye kalbi dayanamayan biri olarak pimi çekilmiş şarapnel parçalarının paramparça yaptığı küçük çocuğun darmadağın olan yüzünün anlatıldığı bölümü geçip, 2.bölümde Hakan  Günday ’ın Ameliyatı yapan Kuzeyli cerrahın cenazesinde bizim toplumu da işin içine kattığı bölüme geçiyoruz. Türkiye de ne zaman konu sıkıntısı çekilse Kuzey İnsanının Depresif ve intihara meyilli olduğu gazetelere basılır, ‘Stockholm Sendromu’ yerli yersiz geçer kayıtlara. Işın Hanım görüş bildiren bir üyenin yorumuna ‘Acaba?’ diyerek daha geniş açıdan bakmamızı istiyor, kafelerde gündüz vakti toplanıp –hayat pahalılığına karşı meydanlard...

Zamir 2 - Erhan Çıpa

  OKUNAN KİTABIN SONU YAKLAŞIRKEN YAVAŞLAMAK “ Yaşamak için yavaşlamak gerek”  demiş Kafka MEKTUP AMA NE YAZIP, KİME GÖNDERMELİYİM? Elimde okuduğum son kitap bitmeden bir diğerine geçtiğim, masanın üzerinde dört beş kitap bulundurduğum çok olmuştur ancak Işın Güner Tuzcular ve kitap kurdu arkadaşlarının okuma ve yazma hızına yetişmek handiyse imkânsız. Bu ve benzeri soruların yanıtlarını bulabilmek için uğradığım Bilgi Kırtasiye Şükran Soner’in “Tito’nun Çocukları” kitabının fotokopi kayıtlarını silmiş. Mehmet Akkaya tuğla kalınlığındaki kitabı da Erdinç ağabeye gitmiş diye düşünün. Yazmak ve okumak arasındaki tercihim –hiç kimse kusura bakmasın ama-kâğıt ve kalemin sevişmesinden yana olunca ‘O Piti Piti Karemele Sepeti’ yöntemine başvuruyorum. Hoca’nım “ben de Bakırköy yönüne gidiyorum” deyince Eyup Buyukbostanci 'nin şiir kitabı üzerinden duygu sömürüsü yapmak istiyorum; ”Sırası mı şimdi sensiz olmanın?” demişim. Gülüyor haklı olarak. “Getir-Götür İsmail” kimliğinde olmalıyı...