Kariye müzesine çok sıcak bir yaz günü gitmiştik, üç yıl olmuştur. Bu sonbahar Gezgin Atölye ile gittiğimizde ise cuma günü olduğu için müzeye alınmadık. Şimdi bir perşembe yollara düştük. Marmaray'la Yenikapı yaptık, oradan tramvaya bindik, Topkapı'da indik. Surların oradan Sulukule'ye yürüyoruz. Evler güzel ama ıssız. O çingenelerin olduğu dönemi özlüyorum, hayat vardı, neşe vardı. bin yıllık evlerinden çıkarttılar Çingeneleri. Şimdi ruhsuz bir semt Sulukule. Hafızasız. Her turda bir cami gezme kararı almıştık. O niyetle Edirnekapı'ya, **Mihrimah Sultan Camii**'ne gittik. Mimar Sinan'ın bu eşsiz eserini daha önce görmüştüm ama yine muhteşemdi. Güneş tam tepedeyken caminin geniş avlusuna adım attığınızda, İstanbul'un o keşmekeşinin bir anda nasıl sustuğunu duyarsınız. Mekânın ferahlığı, yüksek pencerelerden vuran ışık… Sinan'ın "ışıkla inşa ettiği" yapı tam bir başyapıt. Camiden çıkıp, renkli ahşap evlerin olduğu sokaklarda gezip fotoğraf çek...
Istanbul’a bu yıl ne oldu anlamak mümkün değil: Bir gün güneşli harika bir hava, ertesi gün kara bulutlar ve soğuk, hava 10 derece birden soğuyabiliyor. Perşembe havanın kapalı olduğunu öğrenince boğaz turundan vazgeçip Eminönü hanlarını gezme kararı almıştık. Hedef İrene Kulesi’ydi ama Marmaray’dan iner inmez Çiçek Pazarı’nın orada kuvvetli bir yağmur bizi yakaladı. “Hadi kahve müzesine” dedim. Beta Han’da küçük ama enteresan bir müze; hem kahve içeriz diye düşündük. Ama Ala Kafe’ye 175 lira vermek içimize sinmedi. İlk açıldığında ne ucuzdu oysa... Ama iki üç yıl önce her şey ucuzdu zaten. Müzeden çıktık, hiç değilse tenteler var diye yürüyoruz. Hiç hesapta yokken Rüstem Paşa Camii'ne girdik. Mimar Sinan yapmış, çinileri olağanüstü. Tarihi camileri gezmeyi de seviyoruz, her gezide bir de camıı mı gezsek... Derken adımlarımız bizi Küçükpazar'a ve Kuvel Oğlu Han'a taşıdı, Fransız sitili bir han, 1888’de yapılmış; kimin yaptırdığı bilinmiyor. Eski adı Yeni Han’mış. Her a...