Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Milli saraylar Resim Müzesi

Resim Müzesi Millî Saraylar Resim Müzesi’ne ev sahipliği yapan ve Tanzimat’ın ilanından sonra şehzadelerin dışa kapalı sürdürdükleri hayatın sona ermesiyle birlikte serbest yaşama geçişlerinin mimari bir simgesi olan Dolmabahçe Sarayı Veliahd Dairesi, Sultan Abdülmecid döneminde inşa edilmiştir. Sultan Abdülaziz, Sultan V. Murad, Sultan II. Abdülhamid, Sultan V. Mehmed Reşad, Yusuf İzzettin Efendi, Sultan VI. Mehmed ve Halife Abdülmecid veliahdlık dönemlerinde bu daireyi kullanmışlardır.  Dolmabahçe Sarayı Veliahd Dairesi’nin bir bölümü restorasyon çalışmalarının ardından, 22 Mart 2014 tarihinde Millî Saraylar Resim Müzesi olarak ziyarete açılmıştır. Sanatseverlerin büyük ilgi gösterdiği müze, son dönem Osmanlı sarayının resim beğenisini, Türkiye’de Batılı anlamda ilk tablo koleksiyonunun oluşumunu ve gelişimini yansıtan tek müze olmuştur. Müzede Mart 2014 ile Mart 2020 tarihleri arasında Millî Saraylar Tablo Koleksiyonu ve Topkapı Sarayı Müzesi Koleksiyonu’ndan toplam 200 eser ser...

Yağmurlu günde Sergi Gezileri

Arter'de Sarkis ve Salt Beyoğlunda Handan Börütecene sergilini geziik, Mısır Apartmanında çay içtik   Bir mekânla birlikte var olmak, mekânsal referanslar veya çağrışımlar üstlenmek veya yeni bir mekân kurgulamak üzere tasarladığı yapıtlarını her sergilenişte değişime ve yorumlamaya açık tutan Sarkis, Arter’deki  SONSUZ  adlı sergisinde de kurumun koleksiyonunda yer alan yapıtlarından seçtiklerini birbirleriyle ilk kez buluştururken, onlara Arter’in 2. kat galerisinde yeni bir yaşam ve deneyim alanı açıyor.   1980’li yıllardan başlayıp sanatçının 2015 yılında Venedik Bienali Türkiye Pavyonu için gerçekleştirdiği  Respiro  isimli yerleştirmesinden çeşitli parçaları da içine alarak Sarkis’in üretiminde geniş bir zaman dilimini kapsayan  SONSUZ , ısıtma, yakma, kamuflaj, bellek, iz bırakma, atölye, ev gibi sanatçının eserlerine sıklıkla eşlik eden kavram ve temaların yanı sıra ışık, renk ve müzik gibi farklı unsurların pratiğinde oynadığı başat rolü ...

Feshane

Osmanlı’da Batılılaşmanın en önemli adımlarından biri olarak hayata geçirilen; hem ekonomik hem de sosyo-kültürel açıdan imparatorluk başkentinin dönüşümünü üstlenen kurumların başında gelen Feshane-i Amire, yeniden İstanbul’un çekim merkezi olmak için kapılarını açtı.  Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan yaklaşık 200 yıllık tanıklığıyla bir sanayi yapısının çok ötesine geçen; çağdaşlaşmaya işaret eden öncü rolü, kuşaklar boyu okul görevi üstlenen fonksiyonları ve sosyal hayata etkisiyle şehrin hafızasıyla bütünleşen önemli bir endüstri mirası olan Feshane'nin sanat etkinlikleri yapılan bir merkeze dönüşmesi çok sevindirici.  Kitap Kulübü olarak bu eşsiz mekanı gezdik