Ana içeriğe atla

Feshane - Eyüp Gezisi - Mustafa Tavitoğlu Gezisi


 

Taviloğlu'nun bağ kurduğu ve özenle seçtiği eserlerle oluşturduğu bu koleksiyon; sanatçılar, dönemler, üsluplar, teknikler ve medyumların çeşitliliği ile dikkat çekiyor. 903 sanatçının 2412 eserini barındıran bu koleksiyon, 21 Eylül – 15 Aralık tarihleri arasında sanatseverler tarafından ziyaret edilebilir.

“Bir Koleksiyoner Hikâyesi Sergisi” ismiyle sergilenecek özel koleksiyondaki 2400’den fazla eser; İş Sanat ana sponsorluğunda, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İBB Kültür Dairesi Başkanlığı (İBB Kültür), İBB Kültür Varlıkları Dairesi Başkanlığı (İBB Miras) ev sahipliğinde, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi İstanbul Resim ve Heykel Müzesi,  Altınmarka ve Eyüp Belediyesi’nin katkıları ve Contemporary Istanbul Vakfı iş birliği ile İstanbul Resim ve Heykel Müzesi, Artİstanbul Feshane, İstanbul Sanat, Müze Gazhane, Likör Fabrikası, Galeri Eyüpsultan ve İş Sanat Kibele Sanat Galerisi gibi İstanbul’un kültür sanat haritasında önemli bir yeri olan 7 mekânda, ücretsiz olarak görülebilecek.

Serginin ziyarete açılışı öncesinde Artİstanbul Feshane’de gerçekleştirilen basın buluşmasında konuşan Mustafa Taviloğlu, “Bu koleksiyonun eksiksiz bir şekilde sergilenmesi en büyük arzumdu. Bu sergi, tıpkı iskambil kağıtlarından yapılmış bir kule gibi; tek bir kart dahi eksik olsa, ayakta duramaz, yıkılır. İstanbul Büyükşehir Belediyesi bu sergi için bize 3 mekân sağladı, Likör Fabrikası tek bir telefonla kullanımımıza açıldı, ana sponsorumuz İş Sanat, Kibele Sanat Galerisi’ni; MSGSÜ, İstanbul Resim Heykel Müzesi’nin salonlarını bu sergi için açtı, yine de sığamadık ve Eyüpsultan Belediyesi’nin desteğiyle Galeri Eyüpsultan sergi mekânlarına dahil oldu. Başta İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Ekrem İmamoğlu’na, İBB Kültür, İBB Miras’a, Eyüpsultan Belediyesi’ne, ana sponsorumuz İş Sanat’a, Contemporary Istanbul Vakfı’na ve bu serginin hayata geçmesinde emeği geçen tüm ekiplere teşekkür ederim” şeklinde konuştu.  Kitap Kulübü olarak ekim ayında Feshaneyi ziyaret ettik. Sergiyi çok beğendik.  Daha sonra ayaklarımız bizi Eyüp'e götürdü. Hale'nin Osmanlıca kursundan arkadaşı bize rehberlik etti, mezarlıklarda mezarları okudu birer birer... Çok etkileyici bir geziydi. 




















Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Kör Burun - Hikmet Hükümenoğlu

Hikmet Hükümenoğlu’nun Körburun romanı, Mürekkep Yürekler buluşmamızda uzun uzun konuştuğumuz, her okurda farklı izler bırakan, katmanlı ve düşündürücü bir metin. Türkiye’nin yaklaşık 1950’lerden 1990’lara uzanan bir dönemini, Körburun adlı kurgusal  bir adada geçen  roman; bireysel hikâyelerle toplumsal dönüşümleri iç içe geçirerek hem karakterlerin hem de okurun kendi geçmişiyle yüzleşmesine alan açıyor. Roman, siyasal gelişmelerin karakterlerin hayatlarını belirlediği bir atmosfer sunsa da, doğrudan politik bir tartışma yürütme ya da tarihsel bir yargı koyma amacı taşımıyor. Aksine, toplumsal olayların bireylerin iç dünyasında bıraktığı izleri, “nesilden nesile geçen tortu”yu ve insanın kendi varoluşuyla hesaplaşmasını anlatıyor. Zaman, hafıza ve dönüşüm Körburun ’un en belirgin temalarından biri zamanın dönüştürücü gücü. Romanda geçmiş hiçbir zaman tamamen geride kalmaz; duygular, travmalar ve ilişkiler yıllar sonra bile yeniden filizlenir. Kitapta altını çizdiğimiz şu cü...

Yağmurlu günde Sergi Gezileri

Arter'de Sarkis ve Salt Beyoğlunda Handan Börütecene sergilini geziik, Mısır Apartmanında çay içtik   Bir mekânla birlikte var olmak, mekânsal referanslar veya çağrışımlar üstlenmek veya yeni bir mekân kurgulamak üzere tasarladığı yapıtlarını her sergilenişte değişime ve yorumlamaya açık tutan Sarkis, Arter’deki  SONSUZ  adlı sergisinde de kurumun koleksiyonunda yer alan yapıtlarından seçtiklerini birbirleriyle ilk kez buluştururken, onlara Arter’in 2. kat galerisinde yeni bir yaşam ve deneyim alanı açıyor.   1980’li yıllardan başlayıp sanatçının 2015 yılında Venedik Bienali Türkiye Pavyonu için gerçekleştirdiği  Respiro  isimli yerleştirmesinden çeşitli parçaları da içine alarak Sarkis’in üretiminde geniş bir zaman dilimini kapsayan  SONSUZ , ısıtma, yakma, kamuflaj, bellek, iz bırakma, atölye, ev gibi sanatçının eserlerine sıklıkla eşlik eden kavram ve temaların yanı sıra ışık, renk ve müzik gibi farklı unsurların pratiğinde oynadığı başat rolü ...

Zamir Toplantısı - Erhan Çıpa

  Sevgili   Neslihan arkadaşlarımın kitap kulübü için buluştukları mekânın ismi ‘İstanbul Sanat Kafe’ Onların yöntemlerini sana aktarmak için çıktığım bu yolculukta üst üte tesadüfler gelişiyor, sokağın adı “ Mektupçu Sokağı ” olduğundan anlatım dili olarak bu yönteme başvuruyorum. Yine tesadüf olarak sizin tartıştığınız Hakan  Günday’ ın ZAMİR kitabını seçmişler,-önce izin isteyip-kenara ilişiyorum. Erdinç ağabeyimin geçmiş zamanda doğum günümde bana hediye ettiği  Hakan Günday  kitabının-ismini bile unuttum-kapağını dahi açmadığım için suçluluk duyuyorum. Sağ olsun bir arkadaş kendi kitabını veriyor, ben kitabın sayfaları arasında gezinirken yanıma yanaşan kedicikle farklı türden duygular yaşamaya başlıyorum. Hakan Günday  sinema sanatına olan özel ilgisiyle, -belki de dizi senaryosu yazdığından- kitaba öylesi bir hızlı giriş yapıyor ki ilk sayfaları okuyan birinin kitabı elinden bırakması imkânsız. Işın Hanım -önceden sorduğum soruya karşılık olarak-“Biz...